AnasayfaPortalli*SSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Sinekli Bakkal/Halide Edip ADIVAR

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MeTaLLiCa_Tr
***** ADMINISTRATOR *****
***** ADMINISTRATOR *****
avatar

Mesaj Sayısı : 1116
Yaş : 26
Kayıt tarihi : 27/12/06

MesajKonu: Sinekli Bakkal/Halide Edip ADIVAR   Cuma Mart 23, 2007 6:12 pm

Sinekli Bakkal/Halide Edip ADIVAR



Sinekli bakkal bulunduğu semtin adını almış olan dar bir sokaktır. Bir
geçitten çok bir toplantı yeri gibidir. Bu sokakta oturanlardan biri
mahalle imamıdır. Onun kızı, Emine ise babasının istememesine rağmen
Kız Tevfik denilen bir halk sanatçısı ile evlenir. Tevfik; orta oyunu,
karagöz gibi şeylerle vakit geçirir. Ayrıca Emine ve Tevfik'le
birlikte, sokaktaki İstanbul bakkaliyesini işletmektedir. Bir süre
sonra Tevfik ile Emine anlaşamazlar ve ayrılırlar. Tevfik yaptığı
şaklabanlıklar yüzünden sürülür. Ancak Emine hamiledir, ve inadını ve
iradesini annesinden, yeteneklerini ise babasından olan bir Rabia
isimli bir kızını dünyaya getirir . Emine'nin Babası Rabia'nın dedesi
olan imam ise Rabia'yı biraz büyüyünce hafız yapar. Mahallenin bir de
kibar konağı vardır: Selim Paşa Konağı. Bu konak başlı başına bir
alemdir. Selim Paşa'nın hanımı dünyanın tadına varmış, yaşlandıkça ölüm
korkularına kapılmıştır. Ve teselliyi nerede bulacağını şaşırmış bir
kadındır. Selim Paşa ise padişahın dostlarından ve zaptiye nazırıdır.
Oğlu Hilmi ise babasının aksine Jön Türklerle ilgisi olan bir
ihtilalcidir. Büyüklük peşinde bir hayal adamı. Konağa giren - çıkan
pek çoktur. Peregrini adında ki bir İtalyan piyanist Vehbi Dede adında
bir Mevlevî bunların başlıcaları arasındadır.



Rabia mevlit ve kuran okumaktaki şöhreti ile Selim Paşa Konağı'na
kapılanır. Peregrini'yi orada tanır. Vehbi Dede'den musiki dersleri,
alır. Rabia biraz büyüdüğünde Hiç görmediği babası Tevfik sürgünden
dönmüştür. Rabia annesi ile babası arasında tercih yapmak zorunda
kalmış ve Babası Tevfik'i seçmiştir. Bunun üzerine Emine Rabia'ya çok
kızmış her namazdan sonra beddua etmeye başlamıştır. Rabia babasına
bakkalda ve karagöz oyunlarında yardım etmekte mahallenin cücesi olan
Rakım Amcası ile beraber hep beraber güzel vakit geçirmektedir. Lakin
Tevfik'in kadın kılığına girip Selim Paşa'nın Oğlu Hilmi için
Fransa'dan gelen yabancı evrakları feslilerin giremeyeceği Fransız
Postanesine gidip alması esnasında yakalanması ile, Tevfik, zaptiye
dairesinde Göz Patlatan Hakkı adında ki zorbanın sıkı işkenceleri ile
sorguya çekilmiştir. Gene de Hilmi'nin adını vermez sürgüne yollanır.
İş anlaşıldığı için Paşanın Oğlu Hilmi de Selim Paşa'nın emri ile
sürgüne Şam'a sürülecektir.



Tevfik yokken Rabia Rakım Amca'nın yardımı ile dükkanı idare eder.
Vehbi Dede ve Peregrini de kendisine arkadaşlık ederler. Ama babası
sürgüne yollandığından sonra bir daha Selim Paşa Konağı'na ayak basmaz.
Konakta pek sevdiği bir cariye vardır: Kanarya Hanım. Çerkez asıllı
olan Kanarya Hanım da aslında evlenip çırak çıkmıştır.



Rabia, Ramazanlarda camileri gezer mukabele okur ara sıra mevlitlere
çağrılır. Şehzade Nihat Efendi'nin yalısında da Mevlit okumaya davet
edilir. Rabia yalıya gittiğinde iç salonun kapıları açılarak sinekli
bakkal mescidinin büyük bir toplantı yeri haline getirildiğini görür.
Renkli papatya başlarına benzeyen yüzlerce başörtülü kadın dinleyicisi
vardır. Bu duygulu kalabalığa yanık ve dokunaklı sesi ile mevlit
okuduktan sonra salonun sonunda çok güzel bir mermer heykele benzeyen
sarışın bir kadın görür . Bu Kanarya Hanım'dır. İki eski dost çığlık
çığlığa birebirlilerinin boynuna atılırlar.



Peregrini Rabia'nın okuduğu mevlide hayrandır. Karakterine, olgunluğuna
hayrandır. Sonunda , tasarısını Vehbi Dede'ye açar. Onunda uygun
bulması üzerine Rabia ile evlenmek için dinini değiştirir. Osman adını
alır. Vehbi Dede de, onu kızı gibi sevmektedir. Yani Rabia da güzelliği
bulan Tanrı sevgisi...



İmam da Emine de öldüğünden Osman'la Rabia Evi onarırlar. Dükkanın
üstüne yerleşirler. Rabia'nın gebeliği çok sıkıntılı geçer. Sonunda
İstanbul'da ilk defa yapılan bir sezeryan ameliyatı ile kurtulur. Bir
oğlu olur. Bu mutlu olayı izleyen yıllarda 1908 meşrutiyeti gelir.
Sürgünler yerlerine dönerler. Geri dönenler arasında Tevfik de vardır.
Rabia, Osman Rakım Amca , mahallenin kibar tulumbacısı, Sabit Beyağabey
, bütün sinekli bakkal onu karşılamaya giderler. Vakti ile padişah
haini diye sille tokat İstanbul'dan sürülenlerin hepsi, şimdi birer
hürriyet kahramanı olarak dönmektedir.



Tevfik'in bu siyasi görüşlerle ilişiği yoktur. Vapur rıhtımına yanaşıp
da sürgünler çıkınca karşılama törenleri başlar. Sabit Beyağabey bir
emir verince sinekli bakkal takımı Tevfik'in bile ürkütüp saklanacak
yer aratan bir coşku ile gösterilerine başlar. Sinekli bakkal
delikanlıları şişmanca bir adamı omuzlarına alırlar. Tevfik'in
mahalleye dönüşü dolası ile ateşli bir hürriyet nutku çeken bu adamı
Tevfik hemen tanır. Bu zaptiye dairesinde kendine işkence eden göz
patlatan Muzafferdir. Vehbi Dede ile Osman Tevfik'in koluna girer ve
ona bir torunu olduğunu haber verirler.



Kahramanlar



Rabia: Romanın asıl kahramanı: İlhâmi İmam'ın kızı Emine ve Kız Tevfik
diye bilinen orta oyuncusunun kızı Rabia'dır. Rabia, yazarın romanda
kendisi yerinde gösterdiği ve ideal Türk kadını nasıl olmalı? sorusunun
cevabı olan kişidir. Rabia'nın kişiliğinin oluşmasında babasından çok
dedesinin etkili olmuştur. Kendisi imam olduğu için torunu hafız
yaparak İslami bilgilerle donanmasını sağlamıştır. Paşanın konağına
gitmesi ile Rabia'nın kişiliğinin değişiminde en büyük etkiyi
görülüyor. Dedesinin yanında her zaman cehennemden bahsedilerek büyüyen
Rabia konağın ortamını görünce geleneklerine bağlı, ancak Batı eğilimli
bir karakter ortaya çıkıyor. İki ayrı ruh ikliminde yetişmiş olduğu
Peregrini yani Osman'la evlenmesi ile de bunu gösteriyor.



Kız Tevfik: Daima şen şakrak, orta oyununda usta, yakışıklı ve çok düzensiz bir kimlikte anlatılıyor.



Vehbi Dede: Konakta Rabia'ya ders veren bir Mevlevî derviş olarak bize aktarılan Vehbi

Dede, her zaman teselli edici teskin edici mizacı ile Rabia'nın
dedesinden çok farklı olarak ruh okşayıcı bir alim olarak anlatılıyor.



Peregrini (Osman): Annesinin tavsiyesiyle eskiden papaz olan Peregrini
daha sonra her hangi bir dine bağımlı olmaksızın yaşamış bir müzik
hocası. Türkçe'yi çok iyi konuşan bu adam dinsiz olmasına rağmen Vehbi
Dede gibi dinine bağlı insanlara saygı duymuştur. Rabia ile evlenmek
için dinini değiştirerek Osman ismini almıştır.



Selim Paşa: Eski Dahiliye Nazırı, padişaha son derece bağlı bir mizaç
ortaya sürmüştür. Öyle ki kendi oğlunu bile gözünü kırpmadan ve elinde
kesin delil olmadan sürebilmiştir. Ama diğer taraftan Rabia'ya karşı
hep şefkatli olmuş ve iyi davranmıştır.



Emine: Rabia'nın annesidir. Önceleri Rabia'yı çok sevmiş ancak
sürgünden dönen babasını kendisine tercih edince, elinden gelse
Rabia'nın boğazına sarılmak istemiştir. Elini öpmek için gelen kızını
kovmuştur.



İlhamî İmam: Rabia'nın büyük babası, mahalleliye devamlı cehennemden bahseden bir imam.



Diğer tipler: Bilal; Rabia ile evlenmek isteyen bir genç, Rıfat Amca;
mahallenin cücesi, Pembe; Rabia'nın hizmetini yürüten beraber yaşadığı
çingene, Hilmi; Selim Paşa'nın Jön Türk oğlu, Sabiha Hanım; Selim
Paşanın Hanımı, Kanarya Hanım; köşkte ki bir Çerkez kızı.



Çevre

Daha romanın başında, ilk cümlelerle yazar bize olayın nerede geçtiğini
söylüyor, Aynen okursak: "Bu dar arka sokak bulunduğu semtin adını
almıştır: Sinekli bakkal." Romanın ileri ki bölümlerinde ise bu sokağın
İstanbul'da olduğu söyleniyor.



Zaman

Zaman Osmanlı Devletinin 33. padişahı olan Abdülhamit Han devridir.
Tevfik'in sürgünden dönüşü 2. Meşrutiyet Dönemi'nin başına yani 1908
ihtilâli'ne geldiğine göre zaman I. Meşrutiyet'ten sonra , 1908 öncesi
diyebiliriz.

_________________
UFUK ARSLAN LİSESİ İLE İLGİLİ BİLGİ PAYLAŞMAK YASAKTIR...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.ufukarslan.lisesi.com
 
Sinekli Bakkal/Halide Edip ADIVAR
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Bilgi Bankası (Databank) :: Kitap Özetleri-
Buraya geçin: